Bir Buçuk Senedir Zihinsel Durumum ve Döngüm
Hayatımda ilk kez ciddi bir ilişkiye başlamıştım. İlişkimizin üzerinden 1-2 ay geçmişti. Birlikte eğleniyor, gezip tozuyorduk ancak birbirimizi gerçekten sevip sevmediğimizi henüz bilmiyorduk.
Temmuz 2025'in sonlarında ailemle birlikte uzak bir köye taşındık ve ilişkimiz uzak mesafeye dönüştü. Başta bunun ilişkimizi etkilemeyeceğini düşünüyordum.
Her şey 5 Ağustos 2025'te başladı. Taşınacağımız evin 5-10 km uzağında, sabah 04.00-05.00 civarında IDREE Labs soruları çözerken aklıma şu sorular takıldı: "Acaba sevgilimi gerçekten seviyor muyum? Onu gerçekten çekici buluyor muyum?" Bu sorular üzerinde düşündükçe yoğun vicdan azabı ve terk edilme korkusu yaşamaya başladım. Sabah 06.00-07.00 civarında sevgilime yazdım. Sevgilim, onu sevmiyorsam veya çekici bulmuyorsam ayrılmam gerektiğini, aksi hâlde kendisinin ayrılacağını söyledi. Panikleyerek onu sevdiğimi ve çekici bulduğumu yalvarırcasına anlatmaya çalıştım. Ancak düşünceler durmuyordu. Sürekli ağlıyor, kendimi suçluyor ve kafamı aynalara vuruyordum.
Bu durum yaklaşık bir hafta sürdü. Kurtulmak için yapay zekâlarda ve psikoloji forumlarında araştırma yaptım. R-OCD, yani ilişki odaklı OKB kavramıyla karşılaştım ve OKB'yi derinlemesine araştırmaya başladım. İlişkimde aşırı obsesif, alıngan ve kıskanç biri hâline geldim. Gün boyu düşüncelerle boğuşurken mutluluğum sevgilimin davranışlarına bağlıydı. Eski erkek arkadaşının adını duymak bile bütün günümü mahvediyordu.
Psikiyatriste başvurdum ve OKB tanısı aldım. Ancak belirtilerimi anlatırken yaşadıklarımı daha çok OKB çerçevesinde aktarmıştım; bu nedenle anlatımımın tanıyı etkilemiş olabileceğini düşünüyorum. İlaçlar ve sakinleştiriciler işe yaramadı. Zamanla hislerimi ve gerçeklik algımı kaybediyor gibiydim. Zihnimin içinde yaşamaya o kadar odaklanmıştım ki çevremdeki dünyaya karşı algım ve tepkilerim neredeyse yok olmuştu.
Okullar açıldığında sevgilim sürekli eski sevgilisini gördüğünü, ne giydiğini ve onunla ilgili başka şeyleri anlatmaya başladı. Onu kaybetmekten korktuğum için tepki gösteremiyordum. İçimde birikenler dayanılmaz hâle geldi. Bıçak koleksiyonu yapmaya ve eski erkek arkadaşına zarar vermeyi düşünmeye başladım. Bunu sevgilime anlattığımda, ona zarar verirsem kendisini unutmam gerektiğini söyledi. Bunun ardından kriz geçirerek koluma 14 tane deri altı kesik attım. Gece evden tek başıma çıkıp nöbetçi eczaneden Batikon ve sargı malzemesi aldım, yaralarıma kendim pansuman yaptım.
İlişkim boyunca sürekli tetikteydim. Aldatılma korkusu ve diğer düşünceler beni tüketiyordu. Herkes uyuduktan sonra balkonda kulaklıkla müzik dinleyip düşüncelerimle baş başa kalıyor, bazen dışarıya doğru bütün gücümle kahkahalar atıyordum.
Daha sonra sevgilim için ailemi ikna ederek İstanbul'a döndüm. Biraz toparlansam da zihinsel durumum kötüydü. İyileşemeyince psikologdan yardım aldım. Psikoloğum, yaşadıklarımın OKB olmayabileceğini, terk edilme korkusu ve koşullu sevgiyle ilişkili olabileceğini söyledi. Her şeyi çözdüğümü sandım ancak bu kez zihnim kaygımın gerçekliğini, kendimi düzeltirken doğru veya yanlış yapıp yapmadığımı sorgulamaya başladı. Artık düşünce döngülerimin konusu ilişkimden çok kendi zihnim, kaygılarım ve duygularımdı.
Aradan 8-9 ay geçmişti. Kendimi düzeltmek için 1.000'den fazla yöntem denemiştim ancak bunlar faydadan çok zarar verdi. Kendimi düzeltmeye çalıştıkça kötüleşiyordum. Sonunda hislerimi kontrol etmeye çalışmaktan vazgeçtim. Yaşama amacımı kaybetmiş ve intihara oldukça meyilli hâle gelmiştim. İlişkimi bitirirsem düzelebileceğimi düşündüm. Ayrılık biraz fayda sağlasa da sıkıntılarım geçmedi. Her düşüncemi ve duygumu sorgulamaya devam ettim. Bir an mutlu olsam bile hemen "Gerçekten mutlu muyum? Gerçekten bir şeyler hissedebiliyor muyum?" diye düşünüyordum. Bu sorgulamalar hayattan keyif almamı engelliyordu.
Şimdi, her şeyin başlamasının üzerinden yaklaşık 1,5 yıl geçti ve hâlâ aynı sıkıntıları yaşıyorum. Zihnim her saniye aktif ve aşırı uyarılmış durumda. Düşünmekten, hislerimi sorgulamaktan ve kendimi anlamaya çalışmaktan kurtulamıyorum. Psikologlara ve psikiyatristlere başvurmama rağmen iyileşmiş hissetmiyorum.
Artık ne yapacağımı bilmiyorum. Belki bu yazıyı okuyan biri yaşadıklarımı anlayabilir, farklı bir bakış açısı sunabilir veya bana yol gösterebilir. Beni dinleyen ve anlamaya çalışan herkese teşekkür ederim.
Saygılarımla.